HAKKIMDA

about hafl bg

Çalışma Saatleri

  • Pazartesi - Cuma 09:00 - 18:00
  • Hafta Sonu 09:00 - 12:00

Eğitim ve İş Deneyimi

EĞİTİM 

2007-2008 : Beykent Ü.Sosyal Bilimler Enstitüsü Hastane ve Sağlık Kurumları Yönetimi Yüksek Lisans Programı

1996 - 2000 : GATA Ankara Genel Cerrahi İhtisası

1987 - 1993 : GATA Tıp Fakültesi

1984 - 1987 : Kabataş Erkek Lisesi

İŞ DENEYİMİ

09/2018- : Medklik ve MobHis A.Ş. (Kocaeli Teknopark) Yönetim Kurulu Başkanlığı (Medklik-Hekimlerarası Profesyonel İletişim Platformu Kurucusu)

05/2014 - : Gölcük Özel Medar Hastanesi

05/2008 - Kocaeli Acıbadem Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı.(Part-time nöbet)

07/2004 - 02/2014 : Gölcük Deniz Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanlığı

10/2000 - 07/2004 : Çanakkale Deniz Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanlığı

09/1996 - 10/2000 : GATA Ankara Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi İhtisası

03/1993 - 09/1996 : Foça Çıkarma Filo K.lığı Komodorluk Tbp.liği

Devamını oku 

Katıldığı Kurslar

06/2024      BOTİLİNUM TOKSİN VE DERMAL DOLGU TEKNİKLERİ KURSU    İSTANBUL ESENYURT ÜNİVERSİTESİ

04/2018      Hemoroidal Hastalıkların Tedavisinde “Laser Tekniği” workshop (Katılımcı) MedikalPark Göztepe  İstanbul

02/2018      22. Selim Anorektal Hastalıklar Kursu – TKRCD (Katılımcı)                                    İstanbul

01/2018       7. Uluslar arası Sağlıkta Performans ve Kalite Kongresi (Davetli)                           Antalya

05/2015      15. Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Kongresi Antalya (Katılımcı-Kursiyer)             Antalya

01/2014      Güvenli Laparoskopik Kolesistektomi Kursu - Marmara Ü.G. Cerrahi  A.D ve ELCD (Katılımcı)    İstanbul

07/2013      Temel Endoskopi Eğitimi -Türk Cerrahi Derneği (Kursiyer)                                      Ankara

06/2011      ÇSGB İŞYERİ HEKİMLİĞİ PROGRAMI(Kursiyer)                                                    Ankara

03/2008      Temel İşyeri Hekimliği Kursu - Kocaeli Tabip Odası (Kursiyer)                                Kocaeli

05/2007      Temel Laparoskopik Cerrahi Teknikler Kursu GATA (Kursiyer)                               Ankara

07/2007      Gastrointestinal Endoskopi Kursu, ELCD Kongresi (Kursiyer)                                 Antalya

09/2005      VIII. Ulusal Meme Hastalıkları Kongresi (Katılımcı)                                                  İstanbul

10/2004      1.Deniz Tıbbı sempozyumu Gölcük Dz. Hastanesi (Katılımcı)                                 Gölcük       

12/2003      İnguinal Hernilerde videoendoskopinin yeri Kasımpaşa Dz. Hastanesi   (Katılımcı)      İstanbul

05/2003      Ulusal tıbbi NBC savunması sempozyumu GATA (Katılımcı)                                   Ankara       

12/2002      Kitlesel yaralanmalarda acil yardım ve sağlık hizmetlerinin organizasyonu   Kasımpaşa Dz. Hastanesi (Katılımcı)    İstanbul

11/2002       Akut koroner sendromlar sempozyumu Gölcük Dz. Hastanesi (Katılımcı)              Gölcük

06/2000       Eurosurgery 2000 & Turkish Surgical Congress  (Katılımcı-Sunum)                       İstanbul

10/2000      Varislerde Skleroterapi kursu (Kursiyer)                                                                    Ankara

10/2000      Hemoroidlerde Skleroterapi Kursu (Kursiyer)                                                            Ankara

04/2000       Hastane Enfeksiyonları: Önemi ve önlenmesi sempozyumu    Ankara Numune Hastanesi (Katılımcı)   Ankara

12/1999       Mikrocerrahi kursu GATA (Kursiyer)                                                                         Ankara

10/1998       Genel Cerrahi Günleri  GATA (Katılımcı)                                                                  Ankara

11/1996       İleri kardiak yaşam desteği-travmalarda ve savaş alanında ileri yaşam desteği (ADVANCED) GATA (Kursiyer)  Ankara

09/1993       İlk ve acil yardım, acil tıp, temel yaşam desteği (Basic) GATA (Kursiyer)                Ankara

Devamını oku 

Yayınları

Yılmaz F. Acil Servis Mimarisi, Standartları Ve Acil Hasta Bakım Prensiplerinin Değerlendirilmesi Beykent Üniversitesi Yüksek Lisans Programı Bitirme Projesi, 10.2007

Güleç B. Yılmaz F. Kozak O. Deveci S. Serdar MA. Pekcan M. Deneysel Kolitte koruyucu Etki ,Kolon Rektum Hastalıkları Dergisi, 11(2):33-38,2001

Güleç B. Yiğitler C. Avcu F. Öztürk B. Yılmaz F. Pekcan M. Yalçın A. Kemik iliği transplantasyonu nedeniyle Uzun süreli Santral kateter Uygulamaları Gülhane Tıp Dergisi 43(1):1-5, 2001

YILMAZ F. Deneysel Kolitte Metilen Mavisi, Mesalazin Ve Mizoprostolün Protektif Etkileri Genel Cerrahi Tıpta Uzmanlık Tezi 99403, 2000

GÜLEÇ B, YİĞİTLER C, KAYAHAN C, AVCU F, ÖZTÜRK B, YILMAZ F, PEKCAN M. “Kemik iliği transplantasyonu nedeniyle uzun süreli kateter uygulamaları.” 1.Ulusal Cerrahi Onkoloji Kongresi, 26-28 Ekim 2000, Antalya.

Kayahan C. Güleç B. Yılmaz F. Uzar Aİ. Pekcan M. Sarıkayalar Ü. Laparoskopik kolesistektomilerde postoperatif olarak saptanan safra yolu Yaralanmaları. 10. Ulusal Cerrahi & Eurosurgery 2000 kongresi, 20-24 Haziran 2000- İstanbul

Kayahan C. Güleç B. Yılmaz F. Uzar Aİ. Pekcan M. Sarıkayalar Ü. Laparoskopik kolesistektomiden açık kolesistektomiye geçiş nedenleri. 10. Ulusal Cerrahi & Eurosurgery 2000 kongresi, 20-24 Haziran 2000- İstanbul.

YİĞİTLER C, AÇIKEL C, YILMAZ F, AKYÜREK G, HAZNEDAROĞLU T, PEKCAN M. “Bir eğitim hastanesinde operasyon geçirmiş hastalarda hastane enfeksiyonlarının maliyetinin araştırılması.” Ulusal Cerrahi Kongresi, 20 Haziran 2000, İstanbul.

KAYAHAN C, YİĞİTLER C, YILMAZ Y, YILDIZ M, UZAR Aİ, ARSLAN İ. “Rekürren larengeal sinir disseksiyonunun morbiditeye etkisi.” Ankara Cerrahi Dergisi 1999; 1 (4) : 219-222

KAYAHAN C YİĞİTLER C, YILMAZ F, YILDIZ M, UZAR Aİ, ARSLAN İ. “Rekürren larengeal sinir disseksiyonu.” 1. Ulusal Tiroid cerrahisi kongresi. 6-9 Ekim 1999. İstanbul

si

Devamını oku 

HİZMETLER

  • Tüp Mide A...
  • MİDE BALONU
  • Mide Botoxu
  • ENDOSKOPİ ...
  • AKUT APAND...
  • Hemoroidde...

Tüp Mide Ameliyatı

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Günümüzde en çok uygulanan cerrahi girişimlerden biri tüp mide ameliyatıdır ve yaygın olarak "mide küçültme ameliyatı" olarak bilinir.

Tüp mide ameliyatında mide, adeta muz gibi ince uzun bir tüpe çevriliyor. Laparoskopik olarak...

DEVAMINI OKU

MİDE BALONU

Mide balonu nedir ?

Mide balonu, uzun süre (balonun cinsine göre 6 - 12 ay) mide içinde kalabilen, mide duvarına zarar vermemesi ve dayanıklı olabilmesi açısından silikon malzemeden yapılmış özel bir balondur.Mide balonu “CERRAHİ BİR YÖNTEM DEĞİLDİR”

DEVAMINI OKU

Mide Botoxu

Mide Botoksu Nedir?

Uygulandığı bölgedeki kasları geçici süre felç eden ve tıpta bir çok amaçla kullanılan Botilinum toksininin mide kaslarına endoskopik olarak uygulanmasıdır..

Mide botoksu kimlere yapılır?

Kilo verme niyetinde olan, İdeal kilosunun 10-1...

DEVAMINI OKU

ENDOSKOPİ (GASTROSKOPİ - KOLONOSKOPİ)

Gastroskopi İşlemi Nedir?

https://www.youtube.com/watch?v=to3EYA3xjjY&t=16s


Uzun tüp şeklindeki bir aletle üst sindirim kanalının incelenmesi işlemidir uzun tüp şeklindeki bir aletle üst sindirim kanalının incelenmesi işlemidir. Üst sindirim kanalı ağı...

DEVAMINI OKU

AKUT APANDİSİT

AKUT APANDİSİT NEDİR?

Akut Apandisit, "apandis" (appendix vermiformis) adı verilen organın ani iltihaplanması sonucu meydana gelen bir hastalıktır. Toplumda her 100 kişiden 8'inin hayatları boyunca Akut Apandisit olma olasılığı mevcuttur. Her yaş grubunda görülmekle beraber özellikle 20-30 yaş arasında daha...

DEVAMINI OKU

Hemoroidde Lazer ve Radyofrekans Tedavisi

LAZER VE RADYOFREKANS YÖNTEMİYLE HEMOROİDDEN 1 GÜNDE KURTULABİLİRSİNİZ.

Hastanemizde hemoroid ameliyatları lazer ve radyofrekans yöntemleriyle yapılmaktadır. Bu yöntemlerin eski cerrahi yönteme göre üstünlükleri çok belirgin bir şekilde saptanmıştır. En önemli farklılığı , ameliyat sonrası ağrının çok daha az olması, kan...

DEVAMINI OKU

BLOGLAR

blog-01

REFLÜ (GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ) NEDİR?

Reflü Nedir?

Mide reflüsü olarak bilinen gastro-özefageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması ile oluşur. Mide içeriği, belirgin derecede asittir. Aynı zamanda, mide içeriğinde hemen her zaman safra ve pankreas sıvıları da bulunur. Alkali özellikli olan safra ve pankreas sıvıları da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olabilir.

Reflü hastalığı, asitli veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten veya safralı mide içeriğinden koruyamaması nedeniyle oluşur. Yemek borusu bu sıvıların tahriş edici etkisinden 2 temel yolla korunmaktadır.

Yemek borusunun kendisinin temizleme mekanizması: Yemek borusunun mideye doğru olan normal hareketleri ve tükürük salgısının alkali olması mideden yemek borusuna gelen sıvıların tahriş edici etkisini azaltmaktadır.

Mide sıvısının yemek borusuna çıkmasını engelleyen kas yapısı: Yemek borusunun alt kısmıyla mide girişindeki kaslar özel bir yapı oluşturarak burada bir kapak mekanizması yaratırlar. Yemek yediğimiz sırada lokma geçerken açılan bu mekanizma normal hallerde mide içeriğinin yukarı çıkmasına izin vermez veya çok kısa süreli ve miktarda izin verir. Bu korunma mekanizmalarının özellikle de mide kapak mekanizmasının bozulmasıyla reflü hastalığı oluşmaktadır.

Neden Olan Faktörler

Yemek alışkanlıkları: Midenin aşırı doldurulması ve özellikle dolu mide ile yatma, yağlı-kızartmalı yemekler, acele yemek yeme,  salçalı-soslu besinler, fazla kahve tüketilmesi, gazlı içecekler

Aşırı kilo: Reflünün en sık rastlanılan nedeni olan mide fıtığı, obez insanlarda normal kişilere göre çok daha fazla görülmektedir. Karın içindeki aşırı yağlanma, karın içi boşluktaki basıncı arttırdığından reflü oluşumu kolaylık kazanmaktadır. Obezitenin oluşumunda etkisi olan kötü beslenme alışkanlıkları reflü oluşumunu kolaylaştırmaktadır.

Gebelik ve karnı sıkıca saran korse gibi giyecekler: Karın içi basıncının arttırarak reflüye neden olurlar (aşırı kiloya benzer şekilde).

Bazı ilaçlar, alkol, sigara, stres.

Mide fıtığıyla reflü hastalığı bilinenin aksine aynı şey olmamakla birlikte, mide fıtığı reflünün oluşmasını kolaylaştırmaktadır.

Klinik Belirtiler

Yemek borusuna gıdalarla birlikte mide asidinin geri dönüşü ile birlikte patolojik olaylar başlamaktadır. Mide duvarı aside dirençli tip mukozaya yani bir örtüye sahipken, yutma borusunun örtüsü (mukozası) aside karşı dirençli değildir. Hassas olan yemek borusu dokusu, asitle karşılaştığında hasar görmeye başlar. Bu hasarın ve reflünün şiddetine göre yakınmalar değişir. Reflü hastalığının çok değişik belirtileri olmasına karşın en sık karşılaşılan bulguları göğüs kafesi arkasında yanma ve ağıza acı su gelmesidir. Bazen de ses telleri bölgesini ve çevresini ön planda etkilediğinde kuru öksürük, boğazda gıcıklanma,ses değişiklikleri, boğaz temizleme ihtiyacı yapar. Özellikle yakınmalar yemek sonrası, gece yatarken fazlalaşabilir.

Nasıl Tanı Konulur?

Tanıda en etkili ve en kolay yöntem endoskopidir (yemek borusu ve midenin içine aletle bakmak). Bu yöntemle kapak durumu, yemek borusunun hasarı ve mide yüzeyindeki diğer rahatsızlıklar saptanır. Bu yöntemle saptanamayan ve klinik olarak belirgin reflüsü olan hastalara yemek borusundaki asit miktarını ve basıncı ölçecek şekilde ileri incelemeler yapılabilir. Ancak bunlara nadiren gerek duyulur.

Reflüye karşı öneriler nelerdir?

Her şeyden önce yemek yedikten hemen sonra yatmayın. Yatmak için en az 3 saat geçmesini bekleyin. Çünkü mide asit miktarı yatarken çoktur. Yattığınızda ise baş-boyun bölgenizi yukarıya koyun. Yatarken mümkünse sol yana doğru yatın.

Asitli ve gazlı içeceklerden, alkol, kahve, yağlı yiyecekler, kızartmalar, soslu, mayonezli kremalı, acı ve baharatlı yiyecekler, çikolata, soğan, sarımsak gibi besinlerden uzak durun.

Özellikle düşük şekerli gıdalar tüketin.

Aspirin ya da ağrı kesici ilaçların mümkün olduğunca az kullanılması gerekir.

Sigarayı mutlaka bırakmalısınız.

Az ama sık yemek yenmelidir. Mide şişirilmemeli. Yavaş ve bol çiğneyerek yenmeli. Diş probleminiz varsa mutlaka çözün.

İdeal kilonuzda olmanız gereklidir. Kilo verin. (Bazı kilolu hastaların tüm reflü şikayetleri 10-15 kg verdiklerinde kaybolabilmektedir)

Kemeri çok fazla sıkmayın, dar giysilerden kaçının.

Çok fazla güç gerektirecek işlerden uzak durun.

Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavide yukarıda önerilen noktalara uymak, gerektiği dozda ve sürece ilaç tedavisi kullanmak gereklidir. Bazen hastalara cerrahi müdahale yapmak gerekebilir.

 

Reflü hastalığının bugün için uzun dönem sonuçları bilinen kalıcı tek tedavi yöntemi Laparoskopik cerrahidir.Hastalarda yemek borusunda yara açıldığında, mide fıtığı endoskopi ile teşhis edildiğinde ve kapak yetmezliği vakalarında hastanın ömür boyu ilaç içmesi gerekebilir. Özellikle bu konumda olan hastalarda Laparoskopik cerrahi kalıcı şifa sağlayan, hastayı sürekli ilaç kullanımından kurtaran ve yaşam kalitesini arttıran bir seçenektir.

ABD’de laparoskopik reflü cerrahisi safra kesesinden ve şişmanlık ameliyalarından sonra üçüncü sıklıkla yapılan operasyondur.

Laparoskopik cerrahi sonrasında hasta bir gün hastanede kalır,ertesi gün ağızdan beslenir. Hastaların ameliyat sonrasında yaptığı gıda rejimlerine ve sosyal tedbirlere gerek kalmaz.Konu ile ilgili tecrübeli cerrahların ameliyatları sonrasında uzun dönemde %90 üzerinde başarı vardır…

 

 

...
DEVAMINI OKU
blog-01

DOLGU BOTOX MEDİKAL ESTETİK UYGULAMALARI HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİ

Son dönemlerde estetik amaçlarla yapılan Botox ve dolgu enjeksiyonları yetkili olmayan kişiler veya hekimler tarafından uygulandığını görmekteyiz. Bu uygulamalar, ilgili uzmanlar tarafından yapılmadığı takdirde istenilen estetik sonuçlar yerine doku tahribatı (nekroz) ve tehlikeli enfeksiyonların meydana gelmesi gibi ciddi yan etkilerle sonuçlanabilir. 

Uygulama öncesi seçtiğiniz hekimin uzmanlığına, deneyimine ve yeterliliğine dikkat etmenizi, yaptıracağınız ürünün bilgilerini ve prospektüsünü hekiminizden talep etmenizi öneririz.

  • Uzmanlık ve Güvenlik: Dolgu ve botox uygulamaları, yüz anatomisine hakim olan uzman hekimler tarafından yapılmalıdır. Bu uygulamaların doğru yapılması, ciddi komplikasyonların önüne geçer.

  • Komplikasyonlar: Uzman olmayan kişiler tarafından yapılan dolgu ve botox uygulamaları, doku tahribatı, enfeksiyonlar ve yanlış sonuçlar gibi ciddi sorunlara yol açabilir.

  • Uygulama Koşulları: Dolgu ve botox uygulamaları, steril koşullarda ve uygun ekipmanlarla yapılmaları gerekmektedir. Bu koşullar, uygulamaların güvenli ve etkili yapılmasını sağlar.

 

Botoks

Botox (botoks) adı ile tanımlanan “botulinum toksini”, Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir maddedir. Bu madde, onaylı olarak 2 farklı isimle piyasaya sürülmektedir: Dysport (İngiltere) ve Botox (İrlanda).

Botox göz ve nörolojik hastalıklar gibi tıbbın birçok alanında kullanılmakta olmakla birlikte estetik alanında yüzdeki mimik kasların hareketlerini azaltarak mimiklere bağlı oluşan çizgileri azaltmak için uygulanır. Mimik kaslarına bağlı çizgilenmeler en sık alın, kaş arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülür.

Botox ile mimik kasların hareketleri azalır.

Botoksun uygulama alanları;

Botox özellikle alın ve kaş arası çizgileri ve göz çevresi kaz ayağı kırışıklıkları gibi yüzün üst yarısındaki kırışıklıkların giderilmesinde tercih edilmektedir.   .

Botoks nasıl uygulanır?

Uygulama, enjeksiyon şeklinde yapılır. Genellikle ağrılı bir işlem değildir. Tedavinin tümü yaklaşık 5 dakika sürmekte olup hasta normal yaşama hemen dönebilir. 

Botoksun etkisi ne kadar sürer?

Botoks’un etkisi, enjeksiyonu takiben 7-8 gün içinde ortaya çıkar ve aktif kırışıklıklar azalmaya başlar. Çok derin kırışıklıkların azalması daha fazla zaman gerektirir. Bazen derin kırışıklıkların giderilmesinde Botoks ve dolgu maddeleri kombine olarak kullanılır. Botoks’un etki süresi 4-6 aydır. Botox etkisini yitirdiğinde uygulama isteğe bağlı olarak tekrarlanabilir. 

Botoksun yan etkisi var mıdır?

Botox işleminin uzman kişi tarafından yapıldığı takdirde herhangi bir ciddi yan etkisi yoktur. Uygulamalarda bazen hafif ağrı, geçici olarak baş ağrısı, şişlik, morarma ve nadiren kaş ve göz kapağında geçici düşüklük oluşabilir. 

Botoks ile terleme tedavisi;

Botox ayrıca aşırı terlemeyi azaltmak için koltuk altları, avuç içleri ve ayak tabanlarına uygulanabilir. Botox, aşırı terleme ve buna bağlı koku şikayeti olan kişilerde uygulanarak şikayetleri giderir. Botox ile aşırı terleme tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak için lütfen tıklayın.”

Hamilelikte Botoks uygulanabilir mi?

Botox’un gebelik ve emzirme döneminde zararlı etkisinin olup olmadığı henüz bilinmediği için bu dönemlerde uygulama yapılmaması önerilir.

Dolgu Uygulaması

Dolgu maddeleri yüzdeki kırışıklıklar veya çöküntüleri ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır. Dolgu maddeleri özellikle dudak dolgunlaştırılmasında, dudak çevresindeki konturu düzgünleştirmekte ve burun ile yanak arasındaki çizgilerin giderilmesinde oldukça güzel sonuçlar doğurmakta olup yüze daha genç bir görünüm kazandırabilir. Uygulaması 10-15 dk gibi kısa bir sürede gerçekleşen dolgu enjeksiyonun etkisi işlemden hemen sonra gözle görülür.

Dolgu maddeleri kalıcılık sürelerine bağlı olarak 3 gruba ayrılır:

Geçici dolgular (5-12 ay): 

Kollajen veya hyaluronik asit içeren dolgu maddeleridir (Restylane, Teosyal, Rofilan, Puragen, Estelis, Fortelis, Hylaform, Juvederm, Varioderm vs).

Yarım kalıcı olanlar (1-3 yıl): 

Kalsiyum hidroksilapatit, dekstran ve polikaprolakton içerirler (Radiesse, Ellansé ve Reviderm).

Kalıcı olanlar (3-10 yıl): 

Silikon, polimetil metakrilat (PMMA) veya poliakrilamit jel (PAAG) içerirler (Artecoll, Aquamid, Beautical 2 ve 5).

 

Dudak konturu bozukluğu tedavisi ve dudak dolgunlaştırılması;

Dolgu maddeleri eskiden sadece dudak dolgunlaştırılması ve burun  kenarı çizgilerinin giderilmesinde tercih edilmekteydi. Günümüzün dolgu maddelerinde gelişen teknolojik ilerlemeler sonucu ve uygulama teknikleri ve deneyimlerinin artması ile birlikte yanak, elmacık kemiklerinin belirginleştirilmesi, göz çevresi çöküklüğü ve kontur bozukluğunun onarılması, göz altı  torbalanmalarının “tear trough” tedavisi ve alnın şekillendirilmesi olmak üzere yüzün herhangi bir kusuru ve doku kaybı giderilebilmektedir. .

Silikon ve kalıcı madde enjeksiyonu sakıncalı mıdır?

Evet! Sıvı silikon ve diğer kalıcı madde enjeksiyonları, alerji ve ölümlere neden olduğu gerekçesi ile pek çok ülkede yasaklanmıştır. Kalıcı maddeler dokular arasında dağılarak yer değiştirmelere, yabancı cisim reaksiyonlarına ve enfeksiyona yol açabilir ve bir daha asla çıkartılamazlar.

...
DEVAMINI OKU
blog-01

GUATR

Tiroid Bezi Büyümesi (GUATR)
Halk arasında, boynun ön tarafında bir kitle oluşması olarak algılanan guatr; birçok vücut fonksiyonunda denge unsuru olan tiroid bezinin büyümesine deniyor. Bu büyüme, tiroid bezinin işlevini olumsuz etkiliyor.

Tiroid bezi normalde yaklaşık 15-25 gram ağırlığında olan bir iç salgı bezidir. Boyunda nefes borusunun iki tarafında yer almaktadır. Vücutta kanlanması en fazla olan organdır. Tiroid bezi tiroid hormonlarını salgılar ve kana verir: Bu salgının azalması veya çoğalması olumsuz etki yapar. Tiroid bezi normal miktarda hormon salgılarsa ötiroidi denir. Fazla hormon salgılarsa hipertiroidi denir. Hipertiroidi belirtileri şunlardır; sinirlilik, fazla iştaha rağmen kilo kaybı, aşırı terleme. ellerde titreme, kaslarda güçsüzlük. sık dışkılama. sık idrar, adet düzensizliği, kısırlık, çarpıntı ve uzun süre devam ederse gözlerde eksoftalmi (gözlerin dışa fırlaması ve gözkapaklarının kapanamaması). Tiroid bezi normalden daha az hormon salgıIarsa hipotiroidi denir. Halsizlik. çabuk yorulma, hareketlerde ve kalp atımında yavaşlama, uyuklama hali, soğuktan kaçma, ses kalınlaşması, saç ve kaşların dış kenannda dökülme, kabızIık, kadınlarda adetten kesilme gibi belirtiler verir.

Guatrın Tipleri:

Tiroid bezi büyümesinin iki şekilde değerlendiriliyor: Bunlar diffüz hiperplazi ve nodüler guatr.

  1- Diffüz hiperplazi; bu durumda sadece bezde büyüme vardır ve tiroid bezi içinde başka oluşum ve patoloji yoktur. Genellikle denizden uzak yerlerde (iyot eksikliğine bağlı) görülür.

  2- Nodüler guatr; bu durumda ise tiroid bezinin içinde mercimek veya nohut büyüklüğünde, bazen daha da büyük kitleler (nodüller) mevcuttur.''

Belirtiler nelerdir?

Tiroid bezindeki büyüme salgının azalmasına veya çoğalmasına neden olmuyorsa, yani hastada hipertiroidi veya hipotiroidi durumu yoksa, pek fazla bir belirti vermez. Buna rağmen boyun ön bölümünde şişkinlik fark edilebilir. Bu şişkinlik yutkunmakla hareket eder. Büyük guatrlarda baskıya bağlı nefes almakta zorluk ve ses kısıklığı olabilir. Bazen tiroid dokusu fazla büyür ve göğüs kafesinin içine de girebilir.

Teşhis ve Tedavi:

Doktor, elle muayenede tiroid bezinde büyüme olup olmadığını ve hatta çoğu zaman nodülleri fark edebilir. Bu durumda hastadan tiroid ultrasonografisi, tiroid hormonları (kan tetkiki) ve gerekirse tiroid sintigrafisi istenir. Bazen iğne biyopsisi (parça alınması) gerekebilir.

Bu muayene ve tetkikler sonucu guatrın tedavisi için nasıl bir yöntem izleneceği belirlenir. İlaç tedavisinin yanında hekimin uygun gördüğü durumlarda ameliyat gerekebilir.

Ameliyatın tercih edilmesi:

Diffüz hiperplazide (basit guatrda) eğer tiroid bezi çok büyümüş ve nefes almayı zorlaştırıyorsa veya estetik olarak hastayı rahatsız ediyorsa ameliyat önerilir.

Nodüler guatrda ise

1- Kanser şüphesi.

2- Bası belirtileri.

3- Hipertiroidi,

4- Göğüs kafesinin içine büyüme.

5- Kozmetik bir gerekçe (boyunda şekil bozukluğu varsa ameliyat edilir.)

Ultrasonografi ve tiroid sintigrafisi teşhiste çok önemli rol oynar. Bu tetkikler sırasında eğer tiroidde tek nodül bulunduğu saptanırsa ve bu sintigrafik olarak soğuk nodül ise kanser olma riski bulunabilir.

Eldeki veriler, erkeklerde kadınlara göre ve gençlerde yaşlılara göre tek olan nodüllerin kanser olma riskinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Çocukluk çağında boyunlarında radyoterapi yapılmış kişilerde tiroid kanseri riskinin çok yüksek olduğu biliniyor.



Ameliyat Nasıl Yapılır?

Ameliyattan önce mutlaka tiroid hormon düzeyine bakılması gerekir. Eğer hipertiroidi (yani tiroid hormon fazlalığı) varsa, hasta ameliyat edilemez. Çünkü. hasta ameliyat esnasında kriz geçirebilir. Bu nedenle önce ilaç yardımı ile hormonlar normal seviyeye getirilmelidir ki herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmasın. Hormonların normal seviyeye indirilmesi işlemi bazen aylar sürebilir. Ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat süresi yaklaşık 1-2 saattir.

Boyunda, guatrın hemen önünde, yaklaşık 4 cm'lik bir kesi yapılarak tiroid dokusuna ulaşılır ve hastalığın durumuna uygun ameliyat yapılır.

Ameliyat Sonrası Durum

İyi yapılan ameliyatlardan sonra tekrarlama ihtimali çok azdır. Bazı ameliyatlarda ise  içerde fazla tiroid dokusu bırakıldığı için tekrar büyüme veya nodül gelişme ihtimali vardır. Kanserli vakalarda tüm tiroid dokusu çıkartılır. Ameliyatın en büyük riski ses kısıklığı veya tamamen ses kaybıdır. Genelde kanserli vakalarda veya bezin tamamının alınması gereken durumlarda ve anatomik farklılıklarda bu durumla karşılaşılır. Ses tellerine giden sinir hemen tiroid dokusunun arkasında yer almaktadır. Dünyanın en iyi merkezlerinde dahi 100 tiroid kanseri ameliyatında 1 ses teli siniri kesilmesi oluyor.  Bazen ameliyat sonrası geçici ses kısıklığı oluşur, ama bu ses kısıklığı birkaç gün ile birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolur. Bu geçici ses kısıklığı ameliyat sonrası dokularda gelişen ödeme (şişkinliğe) bağlıdır. Ameliyat esnasına paratiroid bezleri zarar görürse geçici ya da kalıcı (sürekli ilaç kullanımı gerektiren) kasılma belirtileri görülebilir. Kanama ve yara enfeksiyonu da nadir görülmesine rağmen önemli komplikasyonlardandır.

 

 

...
DEVAMINI OKU

HASTA YORUMLARI


Güleryüzlü doktorum Fahri Yilmaz beye tesekkurlerimi sunarım.Guatr ameliyatımin öncesinde ve sonrasında benimle çok ilgiliydi. Hiç bir olumsuzluk yaşamadım.
KE...R

Beni varis sorunlarimdan kurtardi. Iyi kide fahri beyi tercih etmisim. Cok memnun kaldim. Kendisine cok t.ederim.
fe....e

Yıllardır beni sıkıntıya sokan varislerimi tedavi etti . Teşekkür ediyorum. Tedavi için İstanbul'a gitmeme gerek kalmadı.
mi....e

Bir insan ve bir doktor olarak mükemmel. Allah razı olsun sağlığımıza kavuşturdu bizi.
nu.....r

Eşimin safra kesesi ameliyatını sorunsuz yaptı banada endoskopi ve kolonoskopi yaptı; kendisi her konuda yanımızda oldu teşekkür ederiz
Hakan İşbilen

Size sabırlı ve sevecen yaklaşımınız, güler yüzünüz, her sorumda içimi ferahlattıydınız ve en önemlisi beni yüreklendirerek ameliyat ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
B.Ö.

Ameliyat öncesi ve sonrası ınanılmaz guvende hıssetıgım guzel gonullu doktorum ıyıkı sızı tanımısım. Ekıbınız ve sıze gonulden tesekkur ederım.
Ceylan ay

Güleryüzlü doktorum Fahri Yilmaz beye tesekkurlerimi sunarım.Guatr ameliyatımin öncesinde ve sonrasında benimle çok ilgiliydi. Hiç bir olumsuzluk yaşamadım.
KE...R

Beni varis sorunlarimdan kurtardi. Iyi kide fahri beyi tercih etmisim. Cok memnun kaldim. Kendisine cok t.ederim.
fe....e

Yıllardır beni sıkıntıya sokan varislerimi tedavi etti . Teşekkür ediyorum. Tedavi için İstanbul'a gitmeme gerek kalmadı.
mi....e

Bir insan ve bir doktor olarak mükemmel. Allah razı olsun sağlığımıza kavuşturdu bizi.
nu.....r

Eşimin safra kesesi ameliyatını sorunsuz yaptı banada endoskopi ve kolonoskopi yaptı; kendisi her konuda yanımızda oldu teşekkür ederiz
Hakan İşbilen

Size sabırlı ve sevecen yaklaşımınız, güler yüzünüz, her sorumda içimi ferahlattıydınız ve en önemlisi beni yüreklendirerek ameliyat ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
B.Ö.

Ameliyat öncesi ve sonrası ınanılmaz guvende hıssetıgım guzel gonullu doktorum ıyıkı sızı tanımısım. Ekıbınız ve sıze gonulden tesekkur ederım.
Ceylan ay

Güleryüzlü doktorum Fahri Yilmaz beye tesekkurlerimi sunarım.Guatr ameliyatımin öncesinde ve sonrasında benimle çok ilgiliydi. Hiç bir olumsuzluk yaşamadım.
KE...R

Beni varis sorunlarimdan kurtardi. Iyi kide fahri beyi tercih etmisim. Cok memnun kaldim. Kendisine cok t.ederim.
fe....e

Yıllardır beni sıkıntıya sokan varislerimi tedavi etti . Teşekkür ediyorum. Tedavi için İstanbul'a gitmeme gerek kalmadı.
mi....e

Bir insan ve bir doktor olarak mükemmel. Allah razı olsun sağlığımıza kavuşturdu bizi.
nu.....r

Eşimin safra kesesi ameliyatını sorunsuz yaptı banada endoskopi ve kolonoskopi yaptı; kendisi her konuda yanımızda oldu teşekkür ederiz
Hakan İşbilen

Size sabırlı ve sevecen yaklaşımınız, güler yüzünüz, her sorumda içimi ferahlattıydınız ve en önemlisi beni yüreklendirerek ameliyat ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
B.Ö.

Ameliyat öncesi ve sonrası ınanılmaz guvende hıssetıgım guzel gonullu doktorum ıyıkı sızı tanımısım. Ekıbınız ve sıze gonulden tesekkur ederım.
Ceylan ay

Sık Sorulan Sorular

Varis Tedavisi için en uygun mevsim hangisidir?

Kış aylarını tercih ediyoruz.

Her Hemoroid lazerle tedavi edilebilir mi?

Şikayetim olmasa da endoskopi olmalı mıyım?

Mide botoxu tek başına kilo verdirir mi?

Mide Balonu kilo verdirir mi?

Mide kanamasının belirtileri nelerdir?

Safra kesesi ameliyatında safra kesesi alınıyor mu?

Kasık Fıtığının ameliyatsız çözümü var mıdır?

Reflü için ameliyat yapılıyor mu?

VİDEO GALERİ

İletİşİm

Adres

Özel Medar Hastanesi Gölcük Ford Sapağı Karşısı Çiftlik Mah. 4179 Sok. No:1 Gölcük/KOCAELİ

Telefon

(262) 444-9941
(262) 444-9941

Email

drfahriyilmaz@gmail.com